Zeki Misin, Çalışkan Mı?

Bu soru hayatımızda kimbilir kaç kere soruldu…

Favori cevabımız her zaman “az çalışıyorum, ama zekiyim” şeklinde oldu, değil mi?

Çünkü çok çalışmak; az zeki olmak, anlayamamak, “ineklikle” bir tutuldu kültürümüzde. İşte bu yüzden, zekilerden oluşan; ama, az çalışmayı marifet sanan bir nesil olarak büyüdük.

…taa ki az çalışmanın aslında marifet olmadığını, zeka ve çalışkanlığın birbirini tamamlamadığı sürece boş birer kavramdan ibaret olduğunu anlayacağımız hayatla yüzleşme anına kadar.

Hayatla yüzleşme anı, zekasıyla çalışkanlığını birleştirenlerle bir arada iş yapmaya başladığımız andır. İşte o anda, sadece zekanın veya çalışkanlığın para etmediğini, biri olmazsa diğerinin uçup gideceğini anlarız. İkisini birlikte kullananların öne geçtiğini, fark yarattığını, yöneten grubuna girdiğini anlarız.

(Kendim de dahil) Yarının anne-babalarına mesajım şu: Çocuğunuzu 2 kutuptan birinde olacak şekilde konumlandırmayın.

Daha az zeki olan daha çok çalışarak, tembel olansa zekasıyla bir şeyleri her zaman telafi edebilir…

Ama yarının dünyasında; zeki olanların az çalışmasının, çalışkanların ise zekasını kullanmamasının telafisi olmayacaktır …

 

Yayınlayan: Cemal

Cemal, London School of Economics’teki “Bilişim Sistemleri ve Yenilikçilik” master’ının ardından Google İrlanda’da çalışma hayatını sürdürüyor.