Hayatı keşfet!

Biz kimiz?


İrlanda'da ve Türkiye'de yaşayan iki kardeş... Gündemle, hayatla ve yaptıkları seyahatlerle ilgili gözlemlerini yazıyorlar. Limanlarından ayrılıp keşfedilmeyenlere ulaşmaya çalışıyorlar.

Son yazıları okudun mu?


Yeni yazılar anında email'ine gelsin!


İletişimde kalalım!


Okyanusun ötesi… New York

Cemal BüyükgökçesuCemal Büyükgökçesu

New York: Dünya tek bir ülke olsa belki de başkenti olacak şehir. Ya da dünya nefes alan bir varlık olsa kalbi olması gereken şehir.

İş için gittiğim San Francisco’nun ardından Cuma günümü birleştirerek haftasonunu geçirmek üzere New York’a uçtum. Çünkü Dublin’e uçuşum New York üzerinden aktarmalıydı, o yüzden birkaç günü de New York’da geçirmek mantıklıydı.

Birçoğunuz New York’u ziyaret etmiş, filmlerden, dizilerden, belgesellerden izlemiş, hakkında kitaplar okumuşsunuzdur. Muhtemelen bu şehri benden çok daha iyi biliyor olabilirsiniz. O nedenle, New York’u kendi bakış açımdan izlenimlerim odaklı anlatacağım.

6-7 saatlik bir uçuşun ardından Newark Havaalanı‘na indik. Bu havaalanı; Manhattan’ın güneybatısında, New Jersey denen farklı bir şehirde yer alıyor. Ancak, havaalanının şehre uzaklığı diğerlerinden fazla değil. Super Shuttle isimli servisle Manhattan’a ulaşmamız yarım saatten biraz fazla sürdü.

Öncelikle şunu söylemem lazım: New York için değil 3 gün, 30 gün bile yetmeyebilir şehri tamamen yaşamak istiyorsak. Çünkü yapılabilecek şeylerin sınırı yok. Aklınızda New York’un da dahil olacağı bir tatil planı varsa, New York kısmına ne kadar zaman ayırırsanız ayırın şehrin bunun hakkını vereceğini söyleyebilirim.

New York dünyadaki diğer şehirlerden niye farklı?

Peki, New York mu San Francisco mu?

New York’da kısa süreli bir ziyarette neler yapılabilir?

Şaka bir yana, bambaşka bir kıtadaki bambaşka insanların hayatı nasıl yaşadıklarını gözlemlemek çok değerli bir tecrübe oldu. Keşfet’te veya yazı yazdığım diğer tüm mecralarda seyahat etmenin ne kadar öğretici ve değerli bir şey olduğundan bahsederim. Amerika gezisi de benim için öyle oldu.

Bilhassa öğrencilik hayatını sürdüren gençlere, veya izinleri uzun olan/fırsat bulabilen genç çalışanlara her fırsatta yeni dünyaları keşfetmeyi öneririm. (Genç kavramını fiziksel yaş olarak değil, seyahat etmenin hazzını alabilecek kadar genç kalanları betimleyecek şekilde kullanıyorum.)

Emin olun, üniversitenin veya iş dünyasının öğretebileceklerinden çok daha fazlasını çok daha kısa sürede öğrenmenizi sağlar seyahat etmek.

Tabi bunu gözleriniz açık olarak yaparsanız…

2009'dan beri yurtdışında yaşayan Cemal, London School of Economics’teki yüksek lisansının ardından Google’da çalışma hayatını sürdürüyor. Çok fazla bilinmeyen yerlere seyahat edip farklı yaşantıları keşfetmek en büyük hobisi. Ayrıca bir yüzme tutkunu: Her gün (istisnasız) 2.5 km yüzüyor.